Uzaktan Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Vermenin Vergi Yönünden İncelenmesi

Bu makale, Türkiye’deki yazılımcıların en çok merak ettikleri konulardan birini ele alıyor.  Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermeleri durumunda elde ettikleri kazancın vergilendirmesi nasıl olacak? Ücretli olarak mı hizmet vermeliler, yoksa şirket mi kurmaları gerekiyor? Serbest meslek kazancına göre vergilendirmeleri mümkün müdür? Ne tür vergi indirimleri ve teşviklerden yararlanabilirler?

Dünyanın endüstri 4.0 devrimine geçiş yapmaya başladığı günümüzde, özellikle yazılım endüstrisi için uzaktan çalışma modeli, Covid-19 koşullarının da itmesiyle dünya çapında genel bir endüstri uygulaması haline gelmeye başladı. Yazılım işinin doğası da uzaktan çalışmaya küresel bir karakter kazandırdı. Dünyanın her yerinden ve Türkiye’den yazılımcıları küresel şirketlerle buluşturan Crossover, Upwork, Turing, iXTalent gibi işgücü online platformları ve işe alım ajansları popülerlik kazandı. Artık dizüstü bilgisayarını sırtına alarak dünyanın her yerinden uzaktan şirketlere hizmet veren ve bu şekilde küresel gelir elde eden dijital göçmenler, yeni nesil bir çalışma stilini hayata geçirdiler.

Bu makale, Türkiye’deki yazılımcıların / yazılım geliştiricilerin / yazılım mühendislerinin en çok merak ettikleri konulardan birini ele alıyor.  Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermeleri durumunda elde ettikleri kazancın vergilendirmesi nasıl olacak? Ücretli olarak mı hizmet vermeliler, yoksa şirket mi kurmaları gerekiyor? Serbest meslek kazancına göre vergilendirmeleri mümkün müdür? Ne tür vergi indirimleri ve teşviklerden yararlanabilirler?

Bu sorulara cevap ararken vergilendirme ile ilgili hususlarda fazla teknik ayrıntılara girmedik. Yazılımcıların ilgilendikleri esas mesele vergi boyutunun tüm teknik ayrıntılarını bilmek olmadığı için mümkün olduğu kadar yazı içeriğinin pratik ve kolay anlaşılır olmasını tercih ettik. Yazının sonunda da genel bir özet ve değerlendirme yaptık. Ayrıca, bu makalemizde Türkiye’de mukim olan (oturum izni bulunan) yazılımcıları esas aldık. Geçici süreli olarak Türkiye’de bulunan ve oturum iznine sahip olmadan yurtdışına yazılım hizmeti veren yabancılar bu yazının kapsamına dahil değildir. Bu yazıda anlatılan hususlar herhangi bir tasarım yapıp uzaktan yurt dışı şirketlere sunan kişilere de aynen uygulanabilir.

Gelir Vergisi Kanunu’nda Vergilendirme Esası


Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 3. maddesindeki hüküm gereği aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

  1. Türkiye’de yerleşmiş olanlar;
  2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu kapsamda olanlardan, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi’ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, söz konusu kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)


Bu esasa göre prensip olarak Türkiye’de yerleşik olan yazılımcılar, her durumda elde ettikleri gelirlerin tamamı üzerinden vergilendirmeye tabidirler. (Vergi kanunlarındaki istisna ve muafiyetler saklı)

Yurt dışındaki firmalara tam zamanlı veya yarı-zamanlı yazılım hizmeti vererek kazanç elde eden yazılımcıların kazançlarını vergi yönünden inceleyebilmek için hizmet verme statülerini belirlemek gerekmektedir. Yazılımcıların 3 çeşit hizmet verme statüleri olabilir.

  • Ücretli statüsünde yurt dışı şirketlere yazılım hizmet vermek
  • Serbest meslek erbabı (freelancer) olarak yurt dışı şirketlere yazılım hizmeti vermek
  • Şirket kurarak yurt dışı şirketlere yazılım hizmeti vermek


Şimdi bu statülere göre vergilendirmenin nasıl olacağı konusunu detaylı inceleyelim.

1. Ücretli statüsünde yurt dışı şirketlere yazılım hizmeti vermek

Gelir Vergisi Kanunu’nda yabancı ülkelerdeki işverenlerden alınan ücretler için özel bir istisna hükmü (Md.23/14-a) bulunmaktadır. Bu madde ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellef statüsündeki yurt dışı şirketin / işverenin irtibat bürolarında veya bölge yönetim merkezlerinde çalıştırdığı hizmet erbabına Türkiye dışında elde ettikleri kazançlar üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden müstesnadır. Ayrıca işveren Türkiye’de olmadığı için bu kişiler için ödenen ücretler SGK kapsamında değildir, prim kesintisi yapılmaz.

Bu mevzuat hükmüne göre Türkiye’den yurt dışındaki bir şirkete tam veya yarı zamanlı olarak hizmet veren Türkiye’de mukim yazılımcılar, bu şirketlerin yanında çalışan ücretli hizmet erbabı olarak değerlendirilebilir mi? Bunun şartları nelerdir? Bu şartlar şunlardır:

  • Yurt dışındaki şirket dar mükellef kapsamında olmalıdır. Yani kanuni ve iş merkezi Türkiye dışında olmalıdır.

  • Yurt dışındaki şirket Türkiye’de hiçbir şekilde kazanç elde edecek bir faaliyette bulunmamalıdır.

  • Ücretler, işverenin Türkiye dışından elde ettiği kazançlar üzerinden döviz olarak yazılımcıya ödenmelidir.

  • Çalışan kişinin hizmet erbabı ve yapılan ödemenin ücret niteliğinde olması ve bunun da talep edildiğinde tevsik edilmesi gerekmektedir.

  • Ödenen ücretin dar mükellef kurumun Türkiye’deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemelidir.


Ancak bir yazılımcının yabancı bir şirketin çalışanı olarak adlandırılabilmesi için sadece yabancı şirketle işçi-işveren sözleşmesi imzalaması yeterli olmayabilir. Uyuşmazlık durumunda Türkiye’deki ilgili vergi idaresi çalışandan maaş bordrosu, prim, sosyal güvenlik numarası vb. ispat niteliğindeki evrakı ve hizmet verilen şirketin bazı yasal kayıtlarını da isteyebilir. İkna edici bir gerekçe sunamayan yazılımcıların durumu, ücretli çalışan değil danışman olarak kabul edilebilir ve buna göre vergiye tabi tutulabilir.

Yukardaki şartları taşımayan yurtdışından elde edilen ücret gelirleri ise GVK 95. Madde kapsamında tevkifata (kesintiye) tabi tutulmadığı için yazılımcı tarafından yıllık gelir vergisi beyanı ile ücret geliri olarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Son olarak ilgili yabancı ülke ile çifte vergiyi önleme anlaşması gereği özellikli bir durumun olup olmadığının kontrol edilmesinde fayda olacaktır.

2. Serbest meslek erbabı olarak yurt dışı şirketlere yazılım hizmet vermek

Gelir Vergisi Kanunu (GVK) 65. madde gereği, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Türkiye’de mukim (yani tam mükellef) bir yazılımcının yurt dışından elde ettiği kazanç şahsi mesaisine dayanmaktadır. Yurt dışındaki işverene ücretli olarak bağlı kalınmaması durumunda serbest meslek kazancı olarak nitelendirilecektir.

Yazılım faaliyetinin arızi (sürekli olmayan tarzda geçici) olarak verilmesi durumunda GVK 82/4 madde gereği, Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen gelir olarak nitelendirilecektir. Buna göre bir takvim yılında (2022 yılı için) 58.000-TL’nin üzerinde net kazanç elde edilmesi durumunda diğer kazanç ve irat başlığı altında yıllık gelir vergisi beyannamesiyle 58.000-TL’nin üzerindeki kazanç beyan edilerek vergiye tabi olacaktır. Net kazancı hesap ederken elde edilen hasılattan bu iş için katlanılan maliyetler ve giderler belgelendirilmek koşuluyla düşülecektir.

Diğer taraftan yukarda tarif ettiğimiz serbest meslek faaliyeti arızi olarak değil de bir takvim yılı içinde süreklilik arz edecek şekilde yapılması sonucu elde edilen gelir ise GVK 82/4 madde gereği, arızi serbest meslek kazancı olarak nitelendirilemeyecek, bunun yerine GVK 65. madde gereği serbest meslek kazancı olarak nitelendirilecektir. Bu durumda bir takvim yılında elde edilen kazancın tamamı beyan edilecek ve vergiye tabi olacaktır. Tabi ki kazançtan kasıt, elde edilen hasılattan serbest meslek faaliyetine ilişkin belgelendirilen giderlerin düşülmüş halidir.

Serbest meslek kazancına tabi olarak vergilendirme, kişinin ücretli olarak işverene bağlı olarak çalışmaması durumunda söz konusudur.

3. Şirket kurarak yurt dışı şirketlere yazılım hizmeti vermek

Çoğunlukla yurt dışındaki şirketler, uzaktan çalışma yönteminde yazılımcıları ücret karşılığında çalıştırmak yerine onlarla belirli süreli sözleşme imzalamayı tercih etmektedir.

Sözleşmeli uzaktan çalışma modelinde yurt dışındaki şirketin size ödeme yapabilmesi için verdiğiniz hizmet için fatura kesmeniz gerekmektedir. Yurt dışındaki şirket sizin yurt içindeki vergi yükümlülüklerinizle ilgilenmemekte ve bu konuda herhangi bir sorumluluk almamaktadır. Bu hususları da sözleşmede belirtmektedir.

Şimdi, şirket kurmak için gereken bazı ön bilgilerden bahsettikten sonra Türkiye’de şirket türlerine göre vergilendirme uygulamalarını anlatıp yazılımcılar için yürürlükte olan vergi istisnalarını ve teşvikleri inceleyelim.


Türkiye’de yazılımcı olarak ne tür şirketler kurabilirim?

Türkiye’de şirket kurmak belirli prosedürlere tabidir. Genel hatlarıyla, Türkiye’de şirket kurmak için 3 tür yasal form vardır. Bunlar:

1) Şahıs şirketi

2) Limited şirket

3) Anonim şirket

Türkiye’de büyük ölçekli ve yüksek prestiji önceleyen kurumsal şirketler genellikle anonim şirket türünü tercih etmektedir. Her ne kadar Türkiye’de tek kişiyle anonim şirket kurmak mümkünse de kuruluş, işleyiş ve tasfiye aşamaları çok detaylı, masraflı ve zahmetli olduğu için bir yazılımcının yurt dışındaki bir şirkete uzaktan hizmet vermek için anonim şirket kurması mantıklı olmayacaktır.

O zaman geriye şahıs şirketi veya limited şirket kurmak kalmaktadır. Aşağıdaki tabloda, bu 2 şirket türünün karşılaştırması yapılmaktadır.

 

Şahıs şirketi

Limited Şirketi

Kuruluş bir dilekçe vermek kadar kolaydır.

Kuruluş zaman alan ve komplike bir süreç olmasa da belirli prosedürlere tabidir.

 

İhtiyaç duyulduğunda şirketi tasfiye etmek kolaydır.

 

Şirketin tasfiyesi anonim şirkete göre daha kolay şahıs şirketine göre biraz daha zaman almaktadır.

 

Şirketi kurmak için asgari sermaye şartı bulunmamaktadır.

Şirketi kurmak için 10.000 TL asgari sermaye (2022 yılı itibariyle) gerekmektedir.

 

Genellikle tek kişiyle kurulur.

Tek kişiyle de kurulabilir.

 

Kurucu şahıs şirketin tüm borçlarından ve yasal yükümlülüklerinden tüm şahsi mal varlığıyla sorumludur.

Ortakların şirketin borçları ve yasal yükümlülüklerine karşı sorumlulukları şirkete koydukları sermaye ile sınırlıdır.

 

Kurucu şahıs (4/b) statüsünde (kendi nam hesabına çalışanlar, eski adıyla Bağkur) sosyal güvenlik kurumuna kayıt yaptırıp prim ödemelidir.

 

Ortak(lar), (4/b) statüsünde (kendi nam hesabına çalışanlar, eski adıyla Bağkur) sosyal güvenlik kurumuna kayıt yaptırıp prim ödemelidir.

 

Kazançlar gelir vergisine tabi olup yüzde 15’den başlayıp en fazla yüzde 40’a kadar ulaşan artan oranlı vergilendirme sistemine göre vergilendirilir.

 

Şirket kazançları yüzde 23,5 oranında (2022 yılı itibariyle) kurumlar vergisine göre vergilendirilir.

 

Yurt dışı şirketlere verdikleri yazılım hizmet gelirleri için yüzde 50 oranında vergi istisnası vardır.

 

Yurt dışı şirketlere verdikleri yazılım hizmet gelirleri için yüzde 50 oranında vergi istisnası vardır.

Yurt dışı şirketlere verdikleri yazılım hizmetleri KDV’den muaftır. Yurt içinde ödedikleri KDV’leri indirim konusu yapamadıkları durumda KDV iade alacağı hakkına sahiptir.

 

Yurt dışı şirketlere verdikleri yazılım hizmetleri KDV’den muaftır. Yurt içinde ödedikleri KDV’leri indirim konusu yapamadıkları durumda KDV iade alacağı hakkına sahiptir.

Kurucu şahıs gelir vergisini ödedikten sonra dilediği gibi kazancını tasarruf edebilir.

Geli ve kâr şirkete aittir. Ortaklar şirketten belli koşullar altında ancak borç alabilirler. Ortaklara kârlardan yapılan sermaye dağıtımları yüzde 10 oranında (2022 yılı itibariyle) vergiye tabidir.

 

Şirket muhasebesinin tutulması ve vergi işlerinin takibi için alınan mali müşavirlik hizmet bedeli düşüktür.

Şirket muhasebesinin tutulması ve vergi işlerinin takibi için alınan mali müşavirlik hizmet bedeli anonim şirkete göre düşük limited şirkete göre yüksektir.

 

 

29 Yaşın Altındaki Genç Girişimciler İçin Vergi İstisnası

10/02/2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6663 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga 20’nci maddesi yeniden düzenlendi. Buna göre devlet, şartları sağlayan genç girişimcilere bazı teşvikler sunmaktadır. Bu şartlar:

  • İlk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilen tam mükellef gerçek kişi olmak
  • Verginin başladığı tarih itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış olmak
  • Ticari, tarımsal veya serbest meslek faaliyetlerinde bulunmak
  • İşe giriş tarihinden itibaren 10 gün içinde vergi dairesine bildirimde bulunmak
  • İşi bizzat yönetiyor olmak, işinin başında olmak


Bu kazançların 75.000 Türk Lirasına kadar olan kısmı (2022 yılı itibariyle), faaliyet gösterdikleri takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca gelir vergisinden istisnadır. Ayrıca isteğe bağlı sigorta (4/b) primleri de bir yıl süreyle muaftır.

Uzaktan çalışarak yurt dışı şirketlere yazılım hizmeti verecek olan girişimciler yukarıdaki şartları sağlıyorlarsa şahıs şirketi kurarak bu teşviklerden yararlanabilirler.

 
Yazılım İhracatında Vergi Muafiyeti

6322 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Edilmesine Dair Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15.06.2012 tarihinde Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu kanunun 9’uncu maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesine ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine 36’ncı maddesi ile yeni eklemeler yapıldı.


Yazılım ihracatında %50 vergi muafiyetinin koşulları

Hem Gelir Vergisi Kanunu hem de Kurumlar Vergisi Kanunu’na yapılan söz konusu eklemeler ile yurt dışında bulunanlara Türkiye’den sağlanan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen gelirlerin %50’si gelir ve/veya kurum kazancından indirilebilir:

  • Mimari
  • Mühendislik
  • Tasarım
  • Yazılım
  • Tıbbi raporlama
  • Muhasebe kayıt tutma
  • Çağrı merkezi ve veri depolama hizmetlerinin sağlanması
  • Eğitim ve sağlık hizmetleri ilgili bakanlığın izin ve denetimine tabidir.

Yazılım ihracatı vergi muafiyetinden yararlanmak için:

1- Belirtilen hizmetlerin Türkiye’de yerleşik şirketler tarafından, Türkiye’de yerleşik olmayan kişilere ve işyeri, hukuk ve iş merkezi yurtdışında bulunan şirketlere verilmesi zorunludur.

2- Yurtdışında verilen hizmetten yararlanmak gerekmektedir. Diğer bir deyişle, verilen hizmetin yurt dışı menşeli şirketin Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgili olmaması gerekmektedir. Verilen hizmetin yurt dışında tam olarak kullanılması gerekmektedir.

Bu kapsamdaki hizmetler, Türkiye’de yerleşik olmayan kişi ve şirketler ile yerleşik olmayan kişi ve kurumlara sunulmalıdır.

3- Bu muafiyetten yararlanmak için verilen hizmetlere karşılık olarak yurt dışındaki müşteriye fatura veya benzeri bir belge düzenlenmesi gerekmektedir.

4- Firmanızın ana sözleşmesinde yazılı olan ana faaliyet alanları arasında yazılım ve tasarım hizmetleri de belirtilmelidir.

Tasarım ve yazılım hizmeti veren firmalar, Türkiye’de ikamet eden kişilere de hizmet sunmaktadırlar. Bu durum indirimden yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Öte yandan, yalnızca yabancı kişi ve kurumlara sunulan tasarım ve yazılım hizmetlerinden elde edilen gelirin %50’si indirimlidir. Türkiye içindeki firmalara sunulan diğer hizmet gelirleri bu istisnadan yararlanamaz.

5- Ayrıca hizmet bedeli, kural olarak döviz olarak Türkiye’ye getirilmelidir. Hizmetin ihraç olarak nitelendirilebilmesi için döviz alım belgesi alınması da gerekmektedir.

6- Hizmet ihracatı da KDV’den istisnadır. Ancak istisna, faturanın kesildiği anda değil, dövizin ülkeye getirildiği dönemde kullanılabilir. Diğer bir deyişle, fatura dövizin ihracat değerinin ülkeye girişinden önceki bir tarihte düzenlense dahi, dövizin ülkeye getirildiği dönemin beyannamesinde hizmet ihracatı istisnası ilan edilecektir.

Bu kurallar dahilinde, yurt dışı firmalara yazılım hizmeti veren şahıs şirketleri ile sermaye şirketlerinin bu faaliyetlerden elde ettikleri gelirleri yüzde 50 oranında vergiden muaftır. Ayrıca bu faaliyet için düzenlenen faturalar için de KDV hesaplanmayacaktır.

Tıpkı bir ihracat firması gibi yazılım ihraç eden şirketler KDV istisnasına tabi oldukları için şirket faaliyetleri için yüklendikleri KDV meblağlarının iadesini da vergi dairelerinden talep edebileceklerdir.

Bahse konu %50 indirim Serbest Meslek Faaliyeti kapsamında işletme kurulması durumunda da söz konusudur. Zira yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden fatura veya benzeri belgenin (misal serbest meslek makbuzunun) yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi koşuluyla indirim yapılabilmektedir.


Soru: 29 yaşın altında olup şahıs şirketi kurarak genç girişimci teşviklerinden yararlanan bir yazılımcı aynı anda yüzde 50 yazılım ihracatı istisnasından da yararlanabilir mi?


Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 20.nci maddesinde yer alan Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası hükmünden faydalanmanız, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89.uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde sayılan şartları taşımanız kaydıyla, yurt dışında bulunanlara vermiş olduğunuz yazılım hizmetinden elde edilen kazancınızın %50’sinin gelir vergisi matrahınızın tespitinde indirim konusu yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından uygun görüş verilmiş çeşitli özelgeler mevcut olup, bir örneği aşağıdaki linktedir.

https://www.gib.gov.tr/genc-girisimci-kazanc-istisnasindan-yararlanan-mukellefin-ayni-zamanda-yurt-disinda-mukim-firmalara

Yazılım Hizmeti Vermek için Şahıs Şirketi mi Yoksa Limited Şirket mi Kurmalıyım?

Şahıs şirketleri gelir vergisi kanununa tabidir ve kazançları yüzde 15’ten başlayarak artan gelire bağlı olarak yüzde 40’a kadar çıkmaktadır. Artan oranlı vergi sistemi ile 2022 yılı itibariyle 170.000 TL’yi aşan net gelirler yüzde 35’e vergi dilimine tabi iken, 880.000 TL’yi aşan net gelirler ise yüzde 40 oranında vergilendirilir.

Örneğin, 2021 yılında aylık ortalama net geliri 50.000 TL ve yıllık toplam net geliri 600.000 TL olan bir şahıs şirketi, artan oranlı vergi sistemi ile 183.500 TL gelir vergisi ödemektedir. Ödediği ortalama vergi oranı yüzde 30 civarında. Ayrıca şahıs şirketi kurucusu, gelir vergisini ödedikten sonra kalan kârı dilediği gibi harcayabilir. Kurucu ortak, şirketin borçlarından tüm kişisel varlığıyla tamamen sorumludur.

Öte yandan limited şirketler, 2022 yılı itibariyle net kazançları üzerinden yüzde 23,5 oranında kurumlar vergisi öderler. Ayrıca, elde edilen kazançların şirkete ait olması nedeniyle, kârın şirket ortaklarına dağıtımında yüzde 10 oranında ek stopaj ödemekle yükümlüdürler. Bu şekilde limited şirket ortaklarının vergi yükü yüzde 33,5’e kadar çıkmaktadır. Bunun yanında limited şirketlerin kurucuları, şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı sınırlı sorumluluğa sahiptir.

Bu durumda bir yazılımcının aylık net geliri 1.000.000 TL’yi geçmediği sürece şahıs şirketlerinin vergi yükü limited şirketlere göre daha azdır. Kurumlar vergisinden yüzde elli muafiyet her iki şirket türü için de geçerlidir.

Şahıs şirketlerinin en önemli avantajı, hızlı bir şekilde kurulabilmesi ve tasfiye edilebilmesidir. Şahıs şirketinin mali müşavirlik harcamaları da basitliğinden dolayı limited şirkete göre daha az olacaktır.

 

Uzaktan Yurt Dışına Yazılım Hizmet Veren Yazılımcılar Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi Teşviklerinden Yararlanabilirler mi?

4691 Sayılı Kanun Kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yeni bir şirket kuran veya mevcut şirketlere bağlı bir şube açanlara yönelik destek ve teşvikler sağlanmıştır.

Ayrıca, 5746 sayılı araştırma geliştirme (AR-GE) ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun kapsamında yine girişimcilere bazı teşvikler sağlanmıştır.

Yurt dışındaki şirketlere bireysel olarak uzaktan yazılım hizmeti veren yazılımcılar tarafından bu amaçla kurulan şirketlerin faaliyetleri, yukarıdaki 2 kanunda belirtilen vergisel teşvik ve desteklerden yararlanmak için gerekli kriterleri karşılamamaktadır. Bu yüzden söz konusu teşvik ve desteklerden yararlanamazlar.

 

Çifte Vergilendirme Anlaşmaları Yurt Dışı Şirketlere Uzaktan Hizmet Veren Yazılımcıların Vergi Durumlarını Nasıl Etkiler?

Yazımızın önceki bölümlerinde açıklandığı üzere yurt dışından elde edilen gelir; ücret geliri, serbest meslek kazancı ve ticari kazanç (şirket kazancı) olmak üzere üç türde oluşabilmektedir. Mukimlik durumuna göre gelir elde edilen ülke ile Türkiye’nin çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması mevcut ise bu durum yukarda zikredilen genel hükümlere ek olarak bazı özel hükümler ihtiva edebilmekte ve vergilendirme rejimini etkileyebilmektedir.

Sonuçlar ve Genel Değerlendirme

Yazılımcıların Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermeleri durumunda elde ettikleri kazancın vergilendirmesi ücret geliri, serbest meslek geliri ve ticari kazanç olarak vergilendirilebilecektir. Yazımızda konu başlıklar halinde ele alınmış ve hangi durumda ücret geliri, serbest meslek geliri ve ticari kazanç olarak vergilendirilebileceği işlenmiş, avantaj ve dezavantajları izah edilmiştir.

Mevzuatımız gereği Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermek suretiyle gelir elde eden yazılımcının yurt dışı firmada ücretli olarak çalışması ve yurt dışındaki firmanın yurt dışındaki işlerini yapması ve ücret ödemesini döviz olarak alması durumunda gelirinin tamamı vergiden istisna olmaktadır. Ancak, bu şekilde bir çalışma sistematiğinin piyasada az rastlanan bir uygulama olduğu, çoğunlukla yurtdışı firmaların ücretli olarak çalıştırmak yerine yazılım hizmeti karşılığında yazılımcıdan fatura almayı tercih ettiği de bir gerçektir.

Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermek suretiyle gelir elde eden kişinin yurt dışı firmada ücretli olarak çalışmaksızın veya bir işletme ve şirket kurmaksızın serbest olarak bu hizmet vermesi ve verilen hizmetin bir takvim yılında devamlılık göstermesi durumunda bu durum serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilecek ve elde edilen kazancın tamamı vergiye tabi olacaktır. Arızi (geçici, ara ara) olarak yapılması durumunda diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecek ve bir takvim yılında 58.000,00-TL (2022 yılı için) tutarın üzerinde kalan kazanç vergilendirilecektir.

Türkiye’de kalıp uzaktan yurt dışındaki şirketlere yazılım hizmeti vermek suretiyle gelir elde eden kişinin şirket kurmak suretiyle Hem Gelir Vergisi Kanunu hem de Kurumlar Vergisi Kanunu’na yapılan düzenlemeler ile yurt dışında bulunanlara Türkiye’den sağlanan (Yazılım, Mühendislik, Mimari, Tasarım, Tıbbi raporlama, Muhasebe kayıt tutma, Çağrı merkezi ve veri depolama hizmetlerinin sağlanması) hizmetlerden elde edilen gelirlerin %50’si gelir/kurum kazancından indirilebilmektedir (Yıllık beyanname verildiğinde beyanname üzerinden indirilmektedir). Diğer taraftan şirket kurulması durumunda Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 20.nci maddesinde yer alan 29 yaş altı Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası hükmünden faydalanılmasına bir engel de bulunmamaktadır. Hem %50 indirimden hem genç girişimci istisnasından faydalanabilecektir.

Bahse konu %50 yazılım ihracatı indirimi, Serbest Meslek Faaliyeti kapsamında işletme kurulması durumunda da söz konusudur. Zira yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden fatura veya benzeri belgenin (serbest meslek makbuzunun) yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi koşuluyla indirim yapılabilmektedir.

2 “Uzaktan Yurt Dışına Yazılım Hizmeti Vermenin Vergi Yönünden İncelenmesi” için yapılan yorumlar